Page 495 - 2022-Yillik-Rapor-web
P. 495

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU



                 KDK özellikle çocuklarımıza miras bırakacağımız doğal ve kültürel sit alanları ile
                 kıyıların korunması yönünde büyük çaba sarf etmekte, koruma kurullarına hızlı
                 ve etkin karar almalarını yönünde  Tavsiye Kararlarını iletmekte, yapı kayıt belgesi
                 alınması yoluyla üçüncü kişilerin ve paydaş maliklerin mülkiyet hakkına yapılan her
                 türlü tecavüzün önlenmesine yönelik olarak Çevre, Şehircilik ve İlkim Değişikliği
                 Bakanlığına ve ilgili Belediyelere gerekli tavsiyelerde bulunmaktadır.

                 Yukarıda dile getirilen imar ve iskâna ilişkin söz konusu hususlara, Anayasamızın 23,
                 35, 43, 56, 57, 63 ve 169'uncu maddelerinde de değinilmiştir. Bu çerçevede Devletin
                 şehirleri imar ve iskan etmekle alakalı görevlerinin ne derece önemli olduğu, bunu
                 yaparken vatandaşların mülkiyet ve yerleşme haklarına saygılı olunmasının önemi,
                 kıyılar ile kültürel ve doğal sit alanlarının her şart altında korunmasının gerekliliğine
                 Anayasamızda değinilmiştir. Dolayısıyla tüm kanun ve alt mevzuat düzenlemeleri
                 Anayasamızın amir hükmüne uygun olarak yürürlüğe girmek durumundadır.

                 Ancak Ülkemizin 1950’li yıllardan itibaren hızlı şehirleşmesi nedeniyle, bu hususta
                 istenilen sonuçlara ulaşılabildiği söylenemez. Dolayısıyla bu hususlarda yaşanan
                 aksaklılar vatandaşlarca KDK’ya iletilmekte, çözüm talep edilmektedir.

                 Nitekim kaçak ve riskli yapıların yıkılması, ortak alanlara müdahalenin önlenmesi,
                 kıyı ve sit alanlarının korunması ile yapı kayıt belgesi alınması nedeniyle uğranılan
                 mağduriyetlere ilişkin başvurular KDK tarafından incelenerek idarelere tavsiyelerde
                 bulunulmaktadır. 375
                 7.17.5 Çevre ve Gürültü Kirliliği

                 Çevre kirliliği; doğal yaşam alanlarının, insan eliyle ve doğal olmayan yollarla tahrip
                 edilmesi ve bunun sonucunda canlıların hayati aktivitelerinin olumsuz yönde etkilenmesi
                 olarak ifade edilebilir. Çevre kirliliği çok genel bir ifade olmakla birlikte, su kirliliği,
                 toprak kirliliği, hava kirliliği, gürültü kirliliği gibi kirlilik alanlarını kapsamaktadır. 376

                 Anayasamızın 56’ncı maddesinde; “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına
                 sahiptir. ... Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek
                 devletin ve vatandaşların görevidir.” düzenlemesi çevre kirliliğinin önlenmesi ve
                 çevrenin korunması açısından en geniş anlamda ve en üst norm olarak yer almaktadır.
                 Bu çerçevede, çevre kirliliği kapsamında KDK’ya 2022 yılında; çevre kirliliğinden
                 kaynaklanan şikâyetler ile gürültü kirliliği konusunda başvurular yapılmıştır. Kurum
                 gerek Gönderme Kararlarıyla gerekse Dostane Çözüm Kararlarıyla sorunun çözümüne
                 katkı sağlanmıştır. 377

                 375   2021/14979 numaralı başvuru hakkında verilen 24.02.2022 tarihli Tavsiye Kararı
                 376   BAŞARAN, Ercan, “Çevre kirliliği”, Çevre Vakfı, Y:2015, bilgi@cevrevakfi.org.tr.
                 377  2021/17941 numaralı başvuru hakkında verilen 10.02.2022 tarihli Dostane Çözüm Kararı, 2021/19702
                 numaralı başvuru hakkında verilen 09.02.2022 tarihli Dostane Çözüm Kararı,  2022/8125 numaralı
                 başvuru hakkında verilen 03.08.2022 tarihli Dostane Çözüm Kararı

             494 2022 YILLIK RAPOR
   490   491   492   493   494   495   496   497   498   499   500