Page 497 - 2022-Yillik-Rapor-web
P. 497
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
7.18 SAĞLIK
KDK’ya “Sağlık” başlığı altında, sağlık sisteminden kaynaklanan sorunlar ile sağlık
hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların başvuru konusu yapıldığı görülmektedir.
Sağlık hakkı, 1946 yılında ilk kez temel bir insan hakkı olarak Dünya Sağlık Örgütü
Anayasasının başlangıcında düzenlenmiş ve ulaşılabilecek en yüksek sağlık standardından
yararlanmanın ırk, din, siyasi düşünce, ekonomik ve sosyal koşulları yönünden ayrım
yapılmaksızın her insanın temel haklarından biri olduğu kabul edilmiştir.
2000 yılında Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesi
tarafından kabul edilen 14 nolu Genel Yorumda “ulaşılabilecek en yüksek sağlık
standardına ulaşma hakkı” başlığı altında ayrıntılı bir şekilde sağlık hakkıyla ilgili
açıklamalara yer verilmiştir.
Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesinin 12 nci maddesinin birinci
fıkrasında “Bu Sözleşmeye Taraf Devletler, herkesin mümkün olan en yüksek seviyede
fiziksel ve ruhsal sağlık standartlarına sahip olma hakkını tanır.” denilmiş ve bu Sözleşme
ile Taraf Devletler, bu Sözleşme’de belirtilen bütün ekonomik, sosyal ve kültürel
hakları kullanmada kadınlarla erkeklere eşit hak sağlamakla yükümlendirilmiştir. Sağlık
hakkının varlığından bahsedebilmek için;
• Kamu sağlığı hizmetlerinin, sağlıkla ilgili malların, olanakların, hizmetlerin ve
sağlık programlarının yeterli miktarda olması (mevcudiyet),
• Sağlıkla ilgili olanaklara, mallara ve hizmetlere ayrımcılık gözetilmeden herkesin
hem fiziksel hem de ekonomik olarak erişilebilmesi (ayrımcılık yasağı- fiziksel
erişilebilirlik- ekonomik erişilebilirlik, bilgiye erişebilme ),
• Bütün sağlık olanakları, mal ve hizmetlerin tıbbi etiğe uygun bir şekilde
sunulması ve kültürel açıdan uygun olması (kabul edilebilirlik),
• Sağlık olanakları, mallar ve hizmetlerin, bilimsel ve tıbbi açıdan uygun ve kaliteli
olması (kalite),
gibi unsurların bir arada olması gerektiği değerlendirilmiştir.
Sağlık hakkı, diğer bütün insan hakları gibi taraf Devletlere “saygı duyma”, “koruma”
ve “yerine getirme” şeklinde sorumluluk yüklemektedir. Saygı duyma sorumluluğu,
Devletlerin sağlık hakkından faydalanılmasına doğrudan veya dolaylı yoldan müdahale
etmemelerini gerektirir. Yerine getirme sorumluluğu, herkesin sağlık hakkından
faydalanabilmesi için Devletlerin gerekli tüm tedbirleri alma yükümlülüklerini
içermektedir. Koruma sorumluluğu ise, Devletlerin üçüncü kişilerin sözleşmenin 12
nci maddedeki güvencelere müdahalelerini engellemeye yönelik tedbirler almalarını
ifade etmektedir.
496 2022 YILLIK RAPOR