Page 438 - 2022-Yillik-Rapor-web
P. 438

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU



               7.14 MAHALLİ İDARELERCE YÜRÜTÜLEN HİZMETLER

               Türk idari teşkilatı, Anayasa’nın 123’üncü maddesinde ifade edildiği üzere, kuruluş
               ve görevleriyle merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanmaktadır. Bu
               durum, merkezi idare ve yerinden yönetim kuruluşlarının varlığını doğurmaktadır.
               Devlet tüzel kişiliğinin içindeki tüm kamu kurum ve kuruluşları (taşra teşkilatı dahil
               olmak üzere) merkezi idareye vücut verirken bunun dışındaki kamu tüzel kişileri
               yerinden yönetim kuruluşlarını oluşturmaktadır. Hizmet yönünden yerinden yönetim
               kuruluşları bir tarafa bırakılırsa yerinden yönetim esasının somutlaştığı kurum-
               kuruluşlar, mahalli idarelerdir. Zira bu kurumlar, hem coğrafi olarak belli bir alanda
               görevli-yetkili kılınmak hem de yerel nitelikteki müşterek ihtiyaçları karşılamak üzere
               oluşturulmakla tam olarak yerelin yönetiminde başat konumdadır.
               Merkezi idareden ayrışan mahalli idarelere ilişkin genel esaslar, Anayasa’nın 127’nci
               maddesinde belirlenmiştir. Buna göre, mahalli idareler, il, belediye veya köy halkının
               mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılama amacını taşımaktadır. Bir başka anlatımla,
               yerel düzeyde ortaya çıkan gereksinimlerin, yine yereldeki organizasyonlar marifetiyle
               karşılanması beklenmektedir. Bunun doğal sonucu ise, söz konusu organizasyonların
               yönetiminin, mahallinde yaşayan kişilerin iradesiyle belirlenmesidir. Nitekim bahse
               konu 127’nci madde, bu hususta, mahalli idarelerin karar organlarının seçmenler
               tarafından belirleneceği esasını düzenlemiştir.

               Anayasa’nın mahalli idareler bakımından öngördüğü bu iki temel husus, bu müesseseleri,
               diğer kamu kurum ve kuruluşlarından belirgin şekilde ayrıştırmaktadır. Öncelikle görev-
               yetki sahasıyla olan hukuki ve fiili yakınlıkları, mahalli idarelerin, kamu hizmetinden
               yararlananlarla olan ilişkilerini yoğunlaştırmaktadır. Altyapı yapım-bakım-onarımı,
               toplu ulaşım, su temini ve katı atık bertaraf hizmetleri gibi yerel düzeydeki temel
               kamu hizmetleri ile düzenli kentleşme, imara uygun yapılaşma, çevrenin korunması
               ve geliştirilmesi, sosyal yardımlaşma, sosyo-kültürel alandaki faaliyetler, her bir mahalli
               idare özelinde farklılaşsa da vatandaşların sürekli surette ilgili yerel yönetimle ilişkide
               bulunmalarına  sebep olmaktadır.  Bununla  birlikte,  mahalli  idare yönetimlerinin
               seçmen iradesiyle teşkil oluşu da bir taraftan, yerel ihtiyaçların mahallinde dile
               getirilmesine imkân tanımakta, diğer taraftan, bireylerin yerel yönetime demokratik
               usullerle katılımını güçlendirmektedir. Dolayısıyla mahalli idareler, vatandaşların hem
               hizmet talep ettiği hem de yönetiminde rol aldığı müesseseler olarak özel bir önem
               taşımaktadır.

               Mahalli idarelerle bireyler arasındaki karşılıklı ve yakın irtibat, olumlu sonuçlar
               doğurduğu gibi çeşitli ihtilaf alanlarını da ortaya çıkarmaktadır. Nitekim kamu gücünün
               kullanıldığı birçok farklı durumda uyuşmazlık çıkma olasılığı bulunmaktadır. Özellikle
               bireylerin yaşamlarını doğrudan ilgilendiren hususlarda, kamu otoritesinin aldığı
               kararlar veya yaptığı iş-işlemler bu sonucu doğurmaya oldukça elverişlidir. Bu kapsamda,




                                                                        2022 YILLIK RAPOR  437
   433   434   435   436   437   438   439   440   441   442   443