Page 449 - 2022-Yillik-Rapor-web
P. 449
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 4’üncü maddesinde tanımlanmış olan ortak alanlarda
imar ve projeye aykırı bir şekilde yapılan yer ve eklentiler için ilgililerince alınmış
“yapı kayıt belgesi” nedeniyle belediyeler tarafından işlem yapılmamasına yönelik
başvurular yapılmaya devam etmiştir.
Bu başvurulara yönelik olarak yapılan inceleme ve araştırma sonucunda mevzuata aykırı
bir şekilde düzenlendiği değerlendirilen yapı kayıt belgesi/belgelerinin iptal edilmesi için
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına tavsiyelerde bulunulmuş, idarenin
işleminin yerinde olduğu değerlendirilmişse şikâyetçilerin başvurusu reddedilmiştir. 296
Ruhsat iş ve işlemlerine ilişkin olarak Kurumumuz tarafından ilgili idarelere tavsiye ve
önerilerde bulunulurken, “hukuki güvenlik”, “hukuki belirlilik”, “idari istikrar”,
“öngörülebilirlik” ve “haklı beklenti” ilkeleri başta olmak üzere “cezaların şahsiliği”
gibi şikâyet konusu özelinde ilgili hukuk ilkeleri ile iyi yönetim ilkelerine vurgu
yapılarak Anayasa’nın “mülkiyet hakkı” başlıklı 35’inci maddesi, AİHS’nin Ek 1 No.lu
Protokolü’nün “Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1’inci maddesi, 5216 sayılı Büyükşehir
Belediyesi Kanunu, 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun
ilgili maddeleri başta olmak üzere konu özelinde alakası bulunan birincil ve ikincil
mevzuatların ilgili maddeleri çerçevesinde gereken değerlendirmelere yer verilerek
başvurular ele alınmış ve sonuçlandırılmıştır.
Bu kapsamda, yapıların imar mevzuatına aykırılığından kaynaklı 3194 sayılı Kanun’un
32’nci maddesinin uygulanarak yıkım kararının yerine getirilmesine ilişkin başvurular
da incelenmektedir. Söz konusu başvurular bakımından öne çıkan husus ise, ilgili
mahalli idarelerin yıkım kararını fiilen yerine getirme noktasındaki gecikmeleri
olmaktadır. Özellikle mevzuat gereğince yıkım kararı alınan yapılarla ilgili yıkım
ihalesine çıkılmakla birlikte isteklilerin olmamasından kaynaklı sürecin uzaması haliyle
sıkça karşılaşılmaktadır. Oysaki imar düzeninin mevzuat kapsamında korunması için
alınan hukuka uygun yıkım kararlarının bir an önce uygulanması önem taşımaktadır.
Kaldı ki Kanun koyucu bu konuda her türlü imkânı ilgili idarelere vermiştir. Nitekim
3194 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasına 2020 yılında eklenen, “Yapı
tatil tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir ay içinde yapı sahibi tarafından yapının
ruhsata uygun hale getirilmediğinin veya ruhsat alınmadığının ilgili idaresince tespit
edilmesine rağmen iki ay içinde hakkında yıkım kararı alınmayan yapılar ile hakkında yıkım
kararı alınmış olmasına rağmen altı ay içinde ilgili idaresince yıkılmayan yapılar, yıkım
maliyetleri döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Bakanlıkça yıkılabilir
veya yıktırılabilir” düzenlemeyle, mahalli idaresince yıkımı yapılmayan yapıların Çevre,
Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yıkılması imkânı getirilmiştir. Yine 5216
sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 11’inci maddesinin üçüncü fıkrasında da,
“Büyükşehir belediyesi tarafından belirlenen ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar,
296 2021/12727 numaralı başvuru hakkında verilen 07.01.2022 tarihli Tavsiye Kararı, 2021/21187 nu-
maralı başvuru hakkında verilen 1.06.2022 tarihli Ret Kararı
448 2022 YILLIK RAPOR