Page 473 - 2022-Yillik-Rapor-web
P. 473
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
tarafından çevre hakkına ilişkin kararlarda, endüstriyel yahut çöp istasyonlarından
kaynaklanan kirlilik, genellikle kişinin özel ve aile hayatını tehdit eden bir hak ihlali
olarak kabul edilmiştir. 337 Yine AİHM bazen de kirliliğin hayati tehlike oluşturduğu
durumlarda yaşam hakkı ihlali bulunduğu yönünde de karar almıştır. 338
Çevre hakkı, ister Anayasa’nın 56’ncı maddesinde yer alan sağlıklı ve dengeli bir
çevrede yaşama hakkı şeklinde sosyal bir hak olarak ele alınsın; isterse bireysel başvuru
korumasına dahil edilmek amacıyla yaşam hakkı, mülkiyet hakkı yahut kişinin maddi
ve manevi varlığını geliştirme hakkı kapsamında kişi hakları çerçevesinde yorumlansın,
mutlaka hukuki koruma sağlanması gereken bir insan hakkı olup ihlalinin telafisi
imkansız zararlara sebebiyet verebileceği hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
Yaşamın devamı için arz ettiği önem dolayısıyla tüm canlıların ortak varlığı olan, ancak
artan üretim ve tüketim döngüsü nedeniyle her geçen gün daha büyük zararlara maruz
kalan ve sürdürülebilir kalkınma hedefiyle gelecek nesillere aktarımı için uluslararası
ve ulusal düzeyde çaba gösterilen çevrenin korunması amacıyla son yıllarda ülkemizde
ayrıntılı hukuki düzenlemeler yapılmaktadır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı
14’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, belediye, mahallî müşterek
nitelikte olmak şartıyla, çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık hizmetlerini yapacağı
veya yaptıracağı; 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun “Büyükşehir ve ilçe
belediyelerinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 7’nci maddesinin birinci fıkrasının (i)
bendinde de büyükşehir belediyesinin, sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak
çevrenin, tarım alanlarının ve su havzalarının korunmasını sağlamak; ağaçlandırma
yapmak; gayrisıhhî iş yerlerini, eğlence yerlerini, halk sağlığına ve çevreye etkisi olan
diğer iş yerlerini kentin belirli yerlerinde toplamak; inşaat malzemeleri, hurda depolama
alanları ve satış yerlerini, hafriyat toprağı, moloz, kum ve çakıl depolama alanlarını,
odun ve kömür satış ve depolama sahalarını belirlemek, bunların taşınmasında çevre
kirliliğine meydan vermeyecek tedbirler almak; büyükşehir katı atık yönetim plânını
yapmak, yaptırmak; katı atıkların kaynakta toplanması ve aktarma istasyonuna kadar
taşınması hariç katı atıkların ve hafriyatın yeniden değerlendirilmesi, depolanması
ve bertaraf edilmesine ilişkin hizmetleri yerine getirmek, bu amaçla tesisler kurmak,
kurdurmak, işletmek veya işlettirmek; sanayi ve tıbbî atıklara ilişkin hizmetleri
yürütmek, bunun için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek;
deniz araçlarının atıklarını toplamak, toplatmak, arıtmak ve bununla ilgili gerekli
düzenlemeleri yapmak görevlerinin olduğu; ilçe belediyelerinin görev ve yetkilerinin
sayıldığı ikinci fıkrasının (b) bendinde ise, “Büyükşehir katı atık yönetim plânına uygun
337 Konuyla ilgili olarak AİHM tarafından verilen kararlar için Bknz, Guerra ve Diğerleri v. İtalya,
Giocornelli v. İtalya, Fadeyeva v. Rusya, Tatar v. Romanya, Dubetska ve Diğerleri v. Ukrayna, Apanesewicz
v. Polonya, https://hudoc.echr.coe.int/
338 AİHM tarafından bu konuda verilmiş karar için Bknz, Öneryıldız v. Türkiye,https://hudoc.
echr.coe.int/
472 2022 YILLIK RAPOR